11 Ocak 2010 Pazartesi

EVLİYA..

EVLİYA



Yaşlı adamın hastalığına çare bulunamayınca,
kendisine evliya denilen birinin adresini vermişler.
Söylenenlere göre en ağır hastalar o zatın duasıyla
iyileşebiliyormuş. İhtiyar adam verilen adresi
Çaresizlik içinde cebine atýp doktorun yanından
ayrıldığında, SOKAĞIN köşesinde simit satan 6-7
yaşlarındaki bir çocuğa rastladı. Çocuk oğlu
derece masum gözlerle kendisine bakıyor
ve onu tanıyormuş gibi gülümsüyordu.
Adam, o yastaki çocukların tamamen günahsız
olduğunu düşünerek yoluna devam ederken,
aniden duruverdi. Simitçinin üzerindeki eski
tişörtün üzerinde bir "E" harfi yazılıydı. Ve bu
"E" mutlaka evilyanın "E" si olmalıydı ...
Aradığı evliyaya bu kadar çabuk ulaşmanın
heyecanıyla yanına gidip bir simit aldıktan sonra;
- "Doktorlar benim hasta olduğumu söylediler,"
dedi. "İyileşmem için bana dua eder misin?"
Çocuk bu teklif karşısında şaşırmışa benziyordu.
Kafasını olur der gibi sallarken;
- "Bende sık sık hastalanıyorum," diye karşılık verdi.
"Ama Dedem, Allaha inananların ölünce yıldızlara
uçtuklarını ve orada cenneti seyrettiklerini söylüyor.
Bu yüzden korkmuyorum hastalıklardan. "
Adam içinin bir anda ferahladığını hissetti. Onun
soğuktan moraran Yanaklarına bir öpücük kondururken;
- "Deden çok doğru söylemiş," dedi.
"Ama ben yine de yardım istiyorum senden."
Çocuk, duasının kıymetini anlamış gibiydi. Karşı
kaldırımdan geçmekte olan baloncuyu gösterek;
- "Size dua edeceğim" diye cevap verdi. "Ama eğer
iyileşirseniz, bana 10 tane balon alacaksınız, tamam mı? "
Bu sefer adam başını salladı. Fakat çocuk bu kadar
büyük bir hazineyi istemekle haksızlık yaptığına
hükmetmişti. Mahcubiyetten kızaran yanaklarını
elleriyle örtmeye çalışırken;
- "Uçan balon almanıza gerek yok," diye devam etti.
"Normalinden 10 tane istemiştim."
Adam elini uzatarak Çocukla tokalaştı. Anlaşma
nihayet yapılmış, ayrıntılara geçilmişti. Buna göre
hastalıktan kurtulması 6 ay sonraki ramazan halinde
bayramında Çocukla buluþacak ve her hangi bir sebeple
gelemediği takdirde, önceden hazırlanan balonların
ona ulaşmasını veya postalanmasını sağlayacaktı.
Adam küçük çocuğun adını ve adresini bir kâğıda
yazdıktan sonra, başını okşayarak onunla vedalaştı.
Aradan soğuk bir kış Geçip ramazana ulaşıldığında,
adamın hastalığından eser bile kalmamıştı. Hayata
tekrar dönmenin sevinciyle en güzel balonlardan
bir paket hazırladı ve Bayramın ilk gününü iple
Çekerek randevu yerine gitti. Küçüklerin cıvıl cıvıl
kaynaştığı bayram yerindeki diğer simitçiler,
çocuğu tanımıyordu. Adam onu biraz ilerdeki
Bakkala sorduğunda, dükkan sahibi;
- "Ciğerleri hastaydı yavrucağın," dedi.
"Geçen hafta aniden ölüverdi."
Adam bir anda beyninden vurulmuşa döndü.
Ve koşar adımlarla orayı terkederken, önüne
Çıkan ilk baloncuya bir tomar para uzatıp;
- "Şu uçan balonlardan 10 tane istiyorum," dedi.
"Çabuk ol, gecikmeden ulaşmalı yerine."
Adam, Satıcının aceleyle uzattığı balonların iplerini
birbirine düğümledikten sonra, onları besmeleyle
gökyüzüne bıraktı. Bayram yerindeki herkes gibi
baloncu da şaşkındı. Sonunda dayanamayıp;
- "Ne yaptığınızı anlayamadım." dedi.
"Neden bıraktınız onları öyle?"
Adam, nazlı nazlı yükselmekte olan balonları
buğulu gözlerle takip ederken;
- "Onları bekleyen küçücük bir dostum var,"
diye mırıldandı. "Hemde evliya gibi bir dost.
Balonları adresine postaladım sadece. "


Alıntı ..

7 yorum:

SerpiL dedi ki...

ayyyy içim parçalandı resmen şengül abla yaaa

Şengülce dedi ki...

serpilçiğim bende okuyunca öyle oldum içime dokundu..

İnci Yemek dedi ki...

Şengülcüm gönlüne sağlık çok güzel
bir hikaye:)idi.kocaman sevgiler..

Recep Altun dedi ki...

Bloğumu ziyaret edip ödül için beni tebrik etmişiniz, ben de size teşekkür etmeye gelmiştim. Sağolun.
Allah'a emanet olun ve sağlıcakla kalın efendim .

nurmutfakta dedi ki...

merhaba canım arkadaşım nasılsın epeydir gözkmedim unutmadın beni demi:))bzim blogcudaki sorunlar illallah ettirdi baya bi soğudum blogspotada alışamadım sanki burda yabancıymışımım gbi:)anlıyacağın iki arada bi derede kaldım...öptüm canım kendine iyi bak.. paylaştığın hikaye içinde teşkler etkilenmemek elde değil çenem düştü galiba daha sık gelicem

paşakızı mutfakta dedi ki...

Canım merhaba ..Bloguma uğrarmısın .Senin için birşey var:)sEVGİLER.

Recep Altun dedi ki...

"Onları bekleyen küçücük bir dostum var,"
diye mırıldandı. "Hemde evliya gibi bir dost.
Balonları adresine postaladım sadece. "

Gözlerim doldu geldi... kaleminize ve emeğinize teşekkür ederim... Aramızdan böyle evliyalar hiç eksik olmasın, Allah eksikliğini göstermesin...